3 Kat Tazminat – Kartel Faizi Davası

ÜÇ KAT TAZMİNAT DAVASININ AMACI NEDİR?

Prof. Dr. Yılmaz Aslan’a göre: “üç kat tazminat hükmünün varlığı, sadece kişilerin zararlarının tazmini amacının güdülmediğini, aksine dava açmayı cazip hale getirerek, özellikle idari makamların yetersiz kaldığı durumlarda özel kişilerin açacağı davalar yolu ile rekabet ihlallerinin önlenmesinin hedeflendiğini göstermektedir. Bu bir çeşit cezai tazminattır. Davacı sadece kendi zararını değil isterse zararının ya da karşı tarafın elde etmesi muhtemel karın üç katını tazminat olarak isteyebilecektir. Böylece dava açmak için önemli bir özendirici neden oluşturulmuştur.”

Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin’e göre: “teşebbüsler, hukuka aykırı davranışla başkalarına verdikleri zarardan çok daha fazla bir bedel ödemek zorunda kalacaklarını bilirlerse, o zaman hukuka aykırı davranmanın çok maliyetli olabileceği riski nedeniyle bu tür davranışlardan cayabilirler. Dolayısıyla bu düzenlemenin temel amacının, sadece zararın tazminini sağlamak olmadığını, üç kat tazminat hükmünün ceza normları gibi caydırıcı olduğunun kabulü gerekir.”

HAKİM, ÜÇ KAT TAZMİNATA HÜKMETMEK ZORUNDA MIDIR?

RKHK 58. maddenin 2. fıkrasındaki şartlar (kast veya ağır kusur) gerçekleşmiş ise hâkim, üç kat tazminata karar vermelidir. Hâkimin sadece zarar miktarına veya üç kata kadar (bir buçuk kat, iki kat vs.) tazminata hükmetmesi mümkün değildir.

Kanun, her ne kadar 58/2 fıkra cümlesini “hükmedebilir” yüklemi ile bitirse dahi, bu konuda hâkime bir takdir yetkisi tanımadığını söylemek isabetli olacaktır.
Prof. Dr. Yılmaz Aslan’a göre: “Hâkim cezai tazminat koşullarının ya gerçekleştiğine ya gerçekleşmediğine karar verecektir. Eğer gerçekleşmişse hâkim, 58/2 hükmünü uygulamak durumundadır. Gerçekleşmemişse bir önceki fıkra hükümlerine göre tazminata hükmedecektir. Koşulları varsa hâkimin keyfi olarak üç kat tazminatı vermeme veya azaltma hakkı bulunmamaktadır.”

Yrd. Doç. Dr. Murat Şahin’e göre: “Kanun hakime bu konuda bir takdir yetkisi tanımamaktadır…RKHK 58. Maddesinde değişiklik yapılmadığı sürece tazminatın üç kat olarak uygulanması gerekmektedir. Zira rekabeti ihlal edici davranışların önlenmesi, hükmün caydırıcılığının artırılması ve davacıların talepte bulunmalarının teşviki açısından, hakim üç kat tazminata ilişkin diğer şartların varlığına karar vermesi halinde, talep üzerine üç kat tazminata hükmetmesi gerektiğinin kabulü, hükmün daha etkin uygulanması için gereklidir.”

58. maddenin 2. fıkrasının aradığı şart, rekabet ihlali gerekleştiren teşebbüslerde kast veya ağır ihmalin mevcut olmasıdır. Bu açıdan somut olayımıza bakar isek, kartel anlaşmalarının varlığı halinde kasdın varlığını işin doğası gereği kabul etmek zorunda olduğumuzu ifade edebiliriz. O halde, oniki bankaya karşı açılacak söz konusu davalar bakımından, talep halinde hâkimin üç kat tazminata hükmetmek zorunda olduğunu belirtmemiz yanlış olmayacaktır.

ÜÇ KAT TAZMİNAT DAVASINI KİMLER AÇABİLİR?

Üç kat tazminat davasını, 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kartı hizmetlerinden faydalanan,

Tüketiciler,
Tacirler
ve Kamu Kurumları (özellikle kamu mevduatları bakımından)
açabileceklerdir.

Bu tazminattan doğacak alacağı temlik alan veya mirasçılar da dava açabileceklerdir.

Sadece tüketici kredilerini esas alarak Türkiye Bankalar Birliği web sitesinden elde ettiğim bazı verilerden yola çıkarak yaptığım hesaplamalara göre, belirtilen tarihlerde,

İLGİLİ  Borsada Temel Analiz Nasıl Yapılır?

Konut kredisi kullanan 1.681.795 kişi bulunmakta,
Taşıt Kredisi kullanan 934.538 kişi bulunmakta,
İhtiyaç kredisi kullanan 30.400.254 kişi bulunmaktadır.

Yani, kartel oluşturulduğu belirtilen tarihler arasında bütün bankalardan sadece tüketici kredisi kullanan toplam kişi sayısı 33.016.587 kişidir.

Sadece tüketici kredileri bakımından oniki bankanın mağdur ettiği kişi sayısı ise toplam kişi sayısının oniki bankanın sektördeki kredi payları olan %91,22 ile orantılanmasından elde edilen 30.117.730 kişi olmaktadır.

Buna bağlı olarak, tüketici kredilerinden mağdur olan 30.117.730 kişiden, toplum duyarlılığının az olması sebebiyle, farazi olarak %5’inin dava yoluna gideceğini öngörürsek, asgari olarak 1.505.886 dava açılacağını söyleyebiliriz.

ONİKİ BANKA DIŞINDAKİ BANKALARIN MÜŞTERİLERİ DE TAZMİNAT TALEP EDEBİLİR Mİ?

Gerçekten, o dönemde diğer bankalardan kredi veya mevduat hizmetinden faydalanmış olanların, kartel sebebiyle yükselmiş piyasadan dolayı gördüğü zarar sebebiyle bu oniki bankaya karşı dava açabilecek midir?

Kanun, üçüncü kişiler ya da anlaşmanın tarafı olanlar arasında herhangi bir ayrım yapmayıp, tazminatı talep etmeyi sadece “zarar görme” şartına bağlı kıldığı için, diğer bankaların müşterileri de, kartelden dolayı yükselen piyasadan etkilendiklerini ileri sürerek tazminat davası açabilirler diye düşünüyorum.

Rekabet Kurulu’nun kararında, oniki bankanın piyasanın %90’ına hâkim olduğu, dolayısıyla bu oniki bankanın gerçekleştirdiği kartelin bütün piyasada etkilerinin görüldüğü defalarca ifade edilmektedir. O halde, oniki banka dışındaki bankaların müşterilerinin de, bu kartel sebebiyle olağandan daha yüksek faize maruz kaldığı söylenebilmektedir. Bu durumdaki kişilerin, haksız fiil sorumluluğuna dayanarak, Danıştay kararının ilanından itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde oniki bankaya (müşterisi olunan bankaya karşı değil; yine karteli oluşturan oniki bankaya) karşı dava açmaları mümkün gözükmektedir.

Ancak yine de, bu konuda çeşitli tartışmalar çıkabilir. O sebeple, bu durumda olan banka müşterilerinin davayı kaybetme ihtimaline baştan katlanarak, “ya kazanırsam” umuduyla dava açmalarını tavsiye ederim.

ÜÇ KAT TAZMİNAT DAVASI KİMLERE KARŞI AÇILACAKTIR?

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 57. maddesinde şöyle bir hüküm bulunmaktadır:
“Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur.”

Bu hüküm doğrultusunda üç kat tazminat davasını, mevduat, kredi veya kredi kartı hizmetlerinden faydalandığınız bankaya karşı açabileceğiniz gibi, oniki bankadan dilediğiniz birine, bir kaçına veya hepsine birden açabilirsiniz.

Ben davanızı, bu oniki bankanın tamamını davalı olarak göstererek açmanızı tavsiye ederim. Çünkü, oniki banka birleşerek tek bir uzlaşma/tek bir ihlale taraf olduklarından, bundan doğan zararı da yine hep birlikte göğüslemelidirler. Ancak bu durumda dava masrafının biraz artacağını ve davanın biraz daha uzayabileceğini de göz önünde tutmak gerekir.

[Toplam:1    Ortalama:4/5]

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*