Kartel Davalarında Son Durum Nedir?

KARTEL FAİZİNDE SON SURUM NEDİR?

Rekabet Kurulunun kararının düzeltilmesi için Danıştay’a yapılana başvuru henüz sonuçlanmadı. Adli yargıya açılacak davalarda Danıştay kararının kesinleşmesi bekletici mesele yapılmaktadır.

KARTEL DAVASINI HEMEN AÇMALIYIM

Bu sorunun cevaplayabilmek için hakkınızın ne zaman zamanaşıma uğrayacağı ve Danıştay’ın Rekabet Kurulu kararını bozma riskini almak isteyip istemeyeceğinize göre değişir.

Bu tazminat davalarına bakan mahkemeler Rekabet Kurulunun düzeltilmesi için Danıştay’a yapılan başvurunun sonucunu bekletici mesele yapmaktadır.

“Rekabeti önleyici eylemlerin tespitinden sonraki tazminat taleplerinde adli yargı görevlidir. Tazminata karar verebilmek için, ilgili anlaşma veya uygulamanın kanuna aykırı olup olmadığının saptanması zorunludur ki, bu tespitte önce Rekabet Kurulu ve kurul kararına karşı da Danıştay görevlidir.”

KARTEL DAVASINI KAZANIR MIYIM?

Öncelikle Rekabet Kurulu kararını çok iyi okumanız gerek.

Mevduat mı , kredi kartı mı, kredi mi, ; kredi ise konut kredisi mi, tüketici kredisi mi ihracat kredisi mi, taşıt kredisi mi, esnaf ve sanatkârların desteklenmesi amacıyla destek kredisi mi için başvuracağınızı belirleyin.

Hangi bankacılık enstrümanındaki kartel için dava açacaksanız sizin enstrümanınızda kartel faizi uygulaması nedeniyle Rekabet Kurulu Kararında sizin bankanızın rekabetin ihlal ettiğine ilişkin tespitin bulunup bulunmadığını tespit edin.

Tüm bunlarda yetmez! Sizin dava açacağınız enstrümanda sizin bankanızın rekabeti ihlal ettiği Rekabet Kurulu kararında yazılı olsa dahi bankanızın, sizin başvurduğunuz bankacılık enstrümanı için hangi tarihler arasında bu ihlali gerçekleştirdiğini kurul kararını inceleyerek tespit edin.

Örneğin A bankası hakkında X-Y tarihleri arasında kullandığınız B kredisi için dava açmayı düşünüyor olabilirsiniz.

Ancak B kredisi için A bankası hakkında bir ihlal kararı olmayabilir veya A bankası hakkında B kredisi için ihlal kararı vardır ancak ihlal tarihleri Z-W olabilir.

HANGİ TARİHLER ARASINDA HANGİ BANKALAR HANGİ ENSTRÜMANLAR İÇİİN KAREL OLUŞTURMUŞ
12 banka bir araya gelip kartel oluşturmuş iu tarihlerle şu tarihler arasında tüm enstrümanlarda kartel oluşturmuş değildir. Örneğin 2 banka bir araya gelmiş ihracat kredisinde kartel oluşturmuş, sonra 6 banka bi araya gelmiş konut kredilerinde kartel oluşturmuştur. Hangi bankanın hangi tarihlerde hangi enstrümanlarda kartel oluşturduğunu Rekabet Kurulu kararında iyice incelemek gerekir.
HANGİ MAHKEMEDE DAVA AÇMALIYIM
Banka müşterilerinin kullandığı enstrüman açısından tüketici ise Tüketici Mahkemesine , tacir ise Asliye Ticaret dava açması gerektiği belirtilmekte.Kartel davası – tüketici kredisi – tüketici mahkemesi görevlidir.

TAZMİNAT HESAPLAMASI NASIL YAPILACAK?
Hesaplamanın ne şekilde yapılacağı husunda bir uzlaşı bulunmamakta.
Kartel uygulamayan bankalardaki faiz oranları ile kartel uygulayanların kartel uygulamadan önceki faiz oranların dikkate alınarak bir hesaplama yapılabileceği belirtilmekte.

ANKARA 6. TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN KARARI BANKA MÜŞTERİLERİ ALEYHİNE DEĞİL Mİ?
Evet aleyhine. Ancak Rekabet Kurulu kartel kurulduğuna ilişkin tespitine rağmen Ankara 6. Tüketici Mahkemesinin “vatandaş gider istediği bankadan kredi alır” temeline dayanan gerekçesi fazlasıyla yetersiz.

YETKİLİ MAHKEME NERESİ
Kredi kullandıran şube ya da banka merkezlerinde açılabileceği belirtilmekte.
Bir diğer görüş ise “Dava, davalı Banka tarafından Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine aykırı hareket edilerek serbest rekabet ortamına göre daha fazla kredi faizi alınmasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Rekabet Hukuku’na aykırılık eylemleri haksız fiilin bir çeşidi olup 6100 sayılı HMK’nın 16’ncı maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”

ZAMANAŞIMI
Birinci görüş : Rekabet kurallarının ihlali , haksız fiil gibi değerlendirilmektedir. 4054 sayılı kanunda da zamanaşımı hususunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Borçlar Kanunu işletilecek haksız fiil zamanaşımı, öğrenmeden itibaren 2 yıl ve her halükarda 10 yıldır. Ancak 2012 yılından önce bu süre 1 yıl -10 yıldır.
Zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren başlayacak olan 2 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcının hangi tarih olacağı da ihtilafı gibi.
4054 sayılı kanunun 53. maddesi kurul kararlarının kurul internet sitesinde yayınlanacağını düzenlemiş. İlan tarihi öğrenme tarihi olarak kabul edilebilinir mi? Edilebilir dersek zamanaşımı Rekabet Kurul kararının yayınlandığı 15.07.2013 tarihinde başlamış olacaktır.
“Dava, davalı Banka tarafından Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine aykırı hareket edilerek serbest rekabet ortamına göre daha fazla kredi faizi alınmasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Rekabet Hukuku’na aykırılık eylemleri haksız fiilin bir çeşidi olup 6100 sayılı HMK’nın 16’ncı maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”

İkinci görüş : Haksız fiil ile ilgili zamanaşımı taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmaması halinde uygulanır.4054 S.K.nun 4. maddesinin ihlaline karar verilen yazımıza konu olayda ise taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu için zamanaşımı süresinin 10 yıllık olduğu da ileri sürülmektedir.

İLGİLİ  Hisse Senedi Fiyatlarını Belirleyen 4 Önemli Faktör

Üçüncü görüş : Eylem haksız fiil olsa da aynı zamanda bir kabahattir ve 2-10 yıllık süre öngören Borçlar Kanunundaki süreye göre daha uzun olan  kabahat suçunun tabi olduğu zamaaşımı süresine tabidir. Kartel davası zamanaşmı
BELİRSİZ ALACAK DAVASI MI KISMI DAVA MI AÇMALIYIM?

Rekabet kurulu raporunda standart sapmaları gösteren tablolar var ise de bu tablolarda her bir banka ve her bir enstrüman için ihlal tarihlerinin tamamını kapsar şekilde ayrı ayrı sapmalar gösterilmemiştir.
Dava açarken miktarı belirlemeniz zor olacaktır. Bilirkişi hesabı gerekecektir. Bu nedenle hakem heyeti sınırına da dikkat ederek belirsiz alacak davası olarak açabilirsiniz.

KREDİ ÇEKTİĞİM BANKAYA MI DAVA AÇMALIYIM YOKSA DİĞERLERİNE DE DAVA AÇABİLİR MİYİM?

Hangi bankanın bankacılık enstrümanını kullanmışsanız o bankaya dava açmanız gerektiğinde şühe yok.
Ancak bazı hukukçular da kartelin ortak işlemiş haksız fiil olduğu kartele katılan diğer bankalara da dava açılabileceğini beyan etmekte.

ÖNCE TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE Mİ BAŞVURMALIYIM.
Eğer tüketici iseniz ve dava değeri tüketici hakem heyetine başvurunu zorunluluğu sınırında ise , evet. Anca davayı belirsiz alacak davası şeklide açacaksanız tüketici mahkemesinde dava açılması gerektiği belirtilmektedir.

DAVADA NE İSTEYECEĞİM?

4054 sayılı kanunun 58/1ç maddesinde ‘zarar gören’in zararını isteyebileceğini ve yine aynı kanunun 58/2. maddesinde ise 3 kat tazminata hükmedebileceğini düzenlemekte.

DAVA FÜRYASININ SONU NE OLACAK
Kartel davasında krediler in de bulunması nedeniyle davaların değeri yüksek olacaktır. Kredi karrtı aidatları veya dosya masraf alacaklarına ilişkin davalarda olduğu gibi bankalar önce direnip dava süreçlerinin aleyhlerine dönmesi halinde bir kısmının direnmekten vazgeçip anlaşma yoluna gitmeleri mümkün.
Ancak kartel davaları doys masrafı ve kredi kartı aidatları gibi basit davalar olmayıp, davacının davayı kaybetmesi için bir çok açık ve gizli ve tartışmalı neden var. Bu nedenle bankaların en son kerteye kadar direneceğini söyleyebiliriz.

DAVAYI KAYBETMEMEK ADINA ÖNCESİNDE NE YAPABİLİRİZ?
Yukarıda yazılı olduğu gibi hangi bankanın hangi tarihler arasında hani bankacılık enstrümanı için kartele girip çıktığı ve kartel ile artırılan faiz oranı Rekabet Kurulu kararında belirsiz, bu nedenle tüm bunların açık bir şekilde belirtilmesi için Rekabet Kurumuna Bİlgi Edinme Kanunu uyarınca başvurulabilir.
Ancak Rekabet Kurumunun muhtemel cevabı olacaktır :”4054 S. K.nun 4. maddesi gereğince kurulumuzun işlem yapması için tek bir eylemini sabit görmemiz yeterli olup diğerlerini açık açık tespit etmemize gerek yoktur”

DAVANIN DAYANAĞI YASA MADDELERİ NELERDİR?

4054 sayılı kanun

Bu Kanuna Aykırı Anlaşma ve Kararların Hukukî Niteliği
Madde 56- Bu Kanunun 4 üncü maddesine aykırı olan her türlü anlaşma ile teşebbüs birlikleri kararı geçersizdir. Bu anlaşmalardan ve kararlardan doğan edimlerin ifası istenemez. Daha önce yerine getirilmiş edimlerin geçersizliği nedeniyle geri istenmesi halinde tarafların iade borcu Borçlar Kanunun 63 ve 64 üncü maddelerine tabidir.
Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü bu Kanundan doğan ihtilaflara uygulanmaz.

Tazminat Hakkı
Madde 57- Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur.

Zararın Tazmini
Madde 58- Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilir. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün kârlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.
Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan kârların üç katı oranında tazminata hükmedebilir.

İspat Yükü
Madde 59- Zarar görenlerin, bir anlaşmanın varlığı ya da piyasada rekabetin bozulduğu izlenimi veren, özellikle piyasaların fiilen paylaşılması, uzun sayılacak bir süre piyasa fiyatında gözlenen kararlılık, fiyatın piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerce birbirine yakın aralıklarla artırıldığı gibi kanıtları yargı organlarına sunmaları halinde, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde bulunmadıklarını ispatlama yükü davalılara geçer.
Rekabeti sınırlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaların varlığı her türlü delille ispatlanabilir.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*